Beyoğlu’nda Klinik Psikolog Hizmeti: Terapi Süreci Nasıl İşler?

Beyoğlu'nda klinik psikolog hizmeti ve terapi süreci hakkında merak edilenler. İlk seanstan sonlandırmaya kadar terapi nasıl işler? Detaylar için tıklayın.

Beyoğlu'nda klinik psikolog hizmeti ve terapi süreci hakkında merak edilenler. İlk seanstan sonlandırmaya kadar terapi nasıl işler? Detaylar için tıklayın.
Bu yazıda neler var?
İstanbul Psikolog Esra Sayın'ın hazırladığı makaleye bir bakışta göz atın.

Psikolojik destek almaya karar vermek, çoğu zaman randevu almaktan çok daha uzun ve zorlu bir içsel süreçtir. Kişi, zihnindeki karmaşayı çözmek isterken bir yandan da “O odaya girdiğimde ne olacak?”, “Hiç tanımadığım birine en mahrem sırlarımı nasıl anlatacağım?” veya “Sadece konuşmak beni nasıl iyileştirecek?” gibi sorularla boğuşur. Özellikle Beyoğlu gibi hayatın çok hızlı aktığı bir merkezde, durup kendinize vakit ayırmak radikal bir karardır.

Ben Uzman Klinik Psikolog Esra Sayın. Bu yazımda, terapi odasının kapalı kapıları ardında gerçekleşen süreci, bilimsel temelleriyle ve anlaşılır bir dille, adım adım açıklayacağım. Bilinmezlik kaygı yaratır; sürecin nasıl işlediğini bilmek ise iyileşmeye atılan ilk adımdır.

1. İlk Temas ve Değerlendirme Seansı (Anamnez)

Terapi süreci, ofise adım attığınız an değil, randevu almaya karar verdiğiniz an başlar. Ancak klinik anlamda ilk seans, genellikle “tanışma” olarak adlandırılsa da teknik olarak bir değerlendirme ve anamnez (öykü alma) sürecidir.

Bu ilk görüşmede, sizi terapiye getiren temel sorunu anlamaya odaklanırız. Ancak bir Klinik Psikolog için sadece “mevcut sorun” yeterli değildir. Sorunun kökenini anlamak için aile yapınız, çocukluk yaşantılarınız, geçmiş travmalarınız, fiziksel sağlık durumunuz ve sosyal ilişkileriniz hakkında genel bir çerçeve çizeriz. Bu aşama, terapistin zihninde bir “vaka formülasyonu” oluşturması için kritiktir. İlk seanslarda terapistiniz daha çok soru soran, not alan ve veri toplayan taraftadır. Bu, size özel bir yol haritası çıkarılabilmesi için gereklidir.

2. Terapötik Çerçeve ve Güven İlişkisi

Beyoğlu’ndaki kliniğimde danışanlarıma her zaman belirttiğim en önemli kural gizliliktir. Etik kurallar gereği, odada konuşulanlar (kişinin kendisine veya bir başkasına hayati zarar verme riski hariç) kesinlikle odada kalır. Bu güven, terapinin temel taşıdır.

İkinci önemli unsur ise “Terapötik Çerçeve”dir. Seansların süresi (genellikle 50 dakika), sıklığı (genellikle haftada bir), ücret politikası ve iptal koşulları sürecin başında belirlenir. Bu kurallar katılık olsun diye değil, danışana güvenli ve tutarlı bir alan yaratmak için vardır. Hayatınızdaki diğer ilişkiler belirsiz olabilir, ancak terapi ilişkisi net, tutarlı ve öngörülebilirdir. Bu tutarlılık, tek başına iyileştirici bir işleve sahiptir.

3. Derinleşme ve Çalışma Evresi

İlk birkaç seansın ardından güven bağı kurulduktan sonra asıl çalışma evresi başlar. Bu noktada “sadece konuşmak” algısı yıkılır. Klinik psikolog, sadece sizi dinleyip “kafana takma” diyen bir arkadaş değildir. Terapist, getirdiğiniz içerikleri bilimsel yöntemlerle (Bilişsel Davranışçı Terapi, Psikodinamik Yaklaşım, Şema Terapi vb.) analiz eder.

Bu süreçte şunlar gerçekleşir:

  • Farkındalık Kazanma: Davranışlarınızın ve duygularınızın altındaki bilinçdışı nedenleri fark etmeye başlarsınız. (Örneğin: “Öfkeleniyorum çünkü aslında değersiz hissediyorum.”)
  • Yüzleşme: Hoşunuza gitmeyen, bastırdığınız veya kaçındığınız duygularla güvenli bir ortamda yüzleşirsiniz.
  • Yeni Beceriler Edinme: Stresle başa çıkma, sınır koyma veya iletişim kurma gibi konularda yeni zihinsel araçlar geliştirirsiniz.

Bu evre bazen zorlayıcı olabilir. Tıpkı fiziksel bir yaranın temizlenirken acıması gibi, ruhsal yaralar da iyileşirken bazen geçici bir huzursuzluk yaratabilir. Bu, sürecin işlediğinin bir göstergesidir.

4. Süreç Doğrusal Değildir

Danışanlarımın sıkça sorduğu bir soru şudur: “Ne zaman düzeleceğim?” veya “Kaç seans sürecek?”. Psikoterapi, antibiyotik tedavisi gibi doğrusal ve kesin süreli bir süreç değildir. İnsanın ruhsallığı karmaşıktır. Bazen iki adım ileri giderken, bazen bir adım geri çekilebilirsiniz. Bazı seanslardan kuş gibi hafiflemiş, bazı seanslardan ise düşünceli ve yoğun duygularla çıkabilirsiniz. Beyoğlu’nun o kalabalık sokaklarına geri döndüğünüzde, seansın etkileri zihninizde işlemeye devam eder. Buna “seans sonrası işleme” süreci diyoruz.

5. Sonlandırma: Kendi Kendinin Terapisti Olmak

Terapinin nihai amacı, kişinin terapiste bağımlı hale gelmesi değil, aksine ondan bağımsızlaşmasıdır. Hedeflenen değişimler gerçekleştiğinde, semptomlar azaldığında ve kişi hayatının kontrolünü eline aldığını hissettiğinde sonlandırma aşamasına geçilir.

Sonlandırma, terapiyi aniden kesmek demek değildir. Tıpkı başlarken olduğu gibi, bitirirken de bu süreci konuşarak, seans aralıklarını açarak (haftada birden, on beş günde bire, sonra ayda bire) ve kazanımları gözden geçirerek sağlıklı bir vedalaşma gerçekleştirilir. İyi bir terapi süreci, danışanın gelecekte karşılaşacağı zorluklarla baş edebilecek “içsel bir terapist” geliştirmesiyle sona erer.

Sonuç

Beyoğlu Psikolog arayışındaysanız, aslında aradığınız şey sadece bir “doktor” değil, kendi hikayenizi yeniden yazacağınız güvenli bir alandır. Terapi süreci; emek, zaman ve cesaret isteyen, ancak sonucunda kişinin kendisine verebileceği en değerli hediyedir.

Ben Uzman Klinik Psikolog Esra Sayın, bu yolculukta size rehberlik etmek için buradayım. Eğer siz de düğümleri çözmeye ve sürece başlamaya hazırsanız, iletişime geçebilirsiniz. Unutmayın, en uzun yolculuklar bile tek bir adımla başlar.

İstanbul Psikolog Esra Sayın

İstanbul Psikolog & Aile Danışmanı Esra Sayın

Uzman Psikolog Esra Sayın'dan online veya yüz yüze psikoterapi hizmeti alın.